Tüm-İş Konfederasyonu Afyon'da İşçi Sağlığı Ve Meslek Hastalıkları Çalıştayı gerçekleştirdi

Tüm-İş Konfederasyonu, 18 Nisan Cumartesi günü Afyon'da İşçi Sağlığı Ve Meslek Hastalıkları Çalıştayı gerçekleştirdi. Afyon Belediyesi Gedik Ahmet İl Halk Kütüphanesi'nde yapılan çalıştayda İş ve Meslek Hastalıkları Uzmanı, Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Elif Altundaş Hatman Meslek Hastalıkları Tanı Süreci ve Örneklerle Meslek Hastalıkları üzerine sunum yaptı.

Dr. Gültekin Akarca ise Emek Yağması. "İşçi Sağlığı Sadece Bir Mevzuat Konusu Değil, İşçinin Bedensel ve Ruhsal Bütünlüğünü Koruma Kavgasıdır" başlığıyla sunum gerçekleştirdi.

Dr. Muhammet Turabi Yerli, "İşçi Sağlığı Sadece Fiziksel Değil Psikososyal Bir Bütündür. Tükenmişlik de Bir Meslek Hastalıklığıdır. Travmadan Eyleme Kolektif iyileşme" başlığıyla interaktif bir sunum yaptı.

Av. Ezel Demirkol ise Meslek Hastalıklarının Hukuki Değerlendirilmesi konusunda örneklerle işçilerin izlemesi gereken yol ve hukuki süreçleri anlattı.

Türkiye Sakatlar Derneği ise "Sakat Bırakmayın, Toplumsal Vicdana Sesleni" başlığıyla bir sunumla yer aldı. Sunumların ardından farklı iş kollarından işçiler söz alarak bulundukları iş kollarında yoğun olarak görülen meslek hastalıkları, mücadele süreçleri üzerine konuşmalar yaptı.

Otel ve Turizm İşçileri Sendikası Genel Başkanı Birsel Tuğlu açılış konuşmasında milyonlarca işçinin de sessiz katili durumuna gelen meslek hastalıklarına karşı Çelik zırh& örmek için toplandıklarını belirtti. Her yıl milyonlarca işçinin iş cinayetleri ve meslek hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirdiği vurgulayan bunun işçilerin kaderi olmadığını ve buna karşı mücadeleyi yürütmek için bir araya geldiklerini belirtti.

Tüm-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Şahin'i kürsüye davet edildi. Yaklaşık sekiz yıldır sendikal faaliyet yürüttüğünü ve süre içinde idarecilerin sendikaları üye sayılarına göre dikkate aldığını ve yıllarca idarecilere işçilerin yaşadıkları sorunları aktarmalarına karşın hiçbi olumlu adım atılmadığını belirtti. Meslek hastalıklarının işçlerin en önemli sorunlarından biri olduğunu bunu çözmek yerine meslek hastalıklarının görmezden gelindiğini hatta meslek hastalıkları hastanelerinin işlevselleştirilerek yok sayılmakta olduğunu ifade eden Şahin, "İşçi Sağlığı Ve Meslek Hastalıkları" konulu çalıştayın işçilerin sağlıklarını koruyabilmesi ve sağlıklı koşullarda yaşaması için haklarını ve meslek hastalıklarının neler olduğunu buna karşı mücadeleyi büyütmesi için önemli olduğunu söyledi.

Ardından OTİS kurucularından ve Tüm-İş Konfederasyonu Yönetim Kurulu üyesi Zaferi Cengiz İşçi Sağlığı Ve Meslek Hastalıkları Çalıştayı'nı Afyon'da gerçekleştirme nedenlerini açıkladı.

Birinci nedeninin İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde kanalizasyon temizliği yaptırılan ve kaptığı enfeksiyon nedeniyle yaşamını yitiren Açıkgözoğlu anlattı.

14 Haziran 2013’te henüz 1 aylık işçiyken, hiçbir deneyimi yokken ve görev tanımı içinde olmadığı halde zorla kanalizasyon temizliği yaptırılan Zafer Açıkgözoğlu işçisi bu sırada kaptığı enfeksiyon nedeniyle karaciğer yetmezliğine yakalandı. Ve 28 yaşında, 18 Ağustos 2014’de yaşamını yitirdi.

Benzer biçimde KYK işçilerine bu tür işlerin yaptırıldığını belirten Cengiz, bu nedenle bu çalıştayın yapılmasını gerektiğini düşündüklerini söyledi.

İkinci neden olarak OTİS üyelerinin Yalova'da kamu kurumlarında çalışan temizlik işçilerine verilen Kişisel Koruyucu Donanımın yetersiz olması nedeniyle için verdikleri mücadeleyi kazandıklarını aktaran Cengiz ardından da Afyon'da aynı soruna ilişkin mücadele verdiklerini belirtti.

Bir başka neden olarak da KYK işçisi üyelerinin mesleği nedeniyle yaşadığı sağlık sorunu nedeniyle omurilik ameliyatı geçirdiğini fakat bun rağmen dört kat ağır iş yaptırıldığını ve bunun mücadelesini verdiğini aktaran Cengiz çalıştayın Afyon'da yapılmasının bir nedeninin de bir çok işçinin benzeri sağlık sorunlarını yaşadığını söyledi.

Bir başka nedenin ise işçilere penceresi olmayan kimyasallarla dolu bir oda verilerek musluk talılmış bir bidonu ve paspas kovasıyla tüm çay yemek temizlik ihtiyaçlarını karşılamak zorunda bırakıldığını aktaran verdikleri mücadele sonucunda işçilere başka bir oda verildiğini söyledi.

KYK işçilerinin sağlık raporları sonrasında ödenmesi gereken ücret konusuna değinen Cengiz, "KYK işçileri TİS güvencesiyle bu haktan yararlanıyor. Özel Sektörde, otellerde çalışan işçilerin 3 güne kadar olan rapor ücretlerinin ödenmesi hakkını mahkeme aracılığıyla kazanarak almayı sağladık" dedi.

Ayrıca konfederasyona bağlı Yapı Yol İş Sendikası'nın da inşaat işçilerinin ücret haklarının ödenmesi talebiyle Afyon'da eylem düzenlediklerini ve kazanımla sonuçlandırdıklarını aktardı.

Cengiz, yine konfederasyona bağlı Tüm Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası (TSS-İŞ) tarafından Afyon Devlet Hastanesi'nde temizlik işçisi Alper Arıevi'nin görev tanımı dışındaki işleri yapmayı reddetmesi nedeniyle sürgün edilmesi üzerine bir mücadele yürüttüklerini söyledi.

Bu aktarımların ardından Afyon'da dört yıldır sendikal faaliyet yürüten ve kazanımlar sağlayan OTİS Afyon Temsilcisi Ferdağ Dalgıç'ı kürsüye davet etti.

KYK işçisi olan Ferdağ Dalgıç, ülkenin dört bir yanında öalılan KYK işçilerinin çalışma koşulları ve yaşadıkları sorunlara değinerek pek çok işçinin ağır iş yükü nedeniyle çeşitli meslek hastalıklarına yakaladıklarını ve bu şartları değiştirmek için mücadele verdiklerini bu mücadeleyi verirken defalarca tutanak tutulduğunu ücretinin kesildiğini, başkan.yardımcısı Ayhan Altınok'un ise görev yeri değiştirildiğini aktardı. Bir yıldan fazla süren bir mücadeleyle geriye Altınok'un dönüşünü görevine sağladıklarını söyledi. Yevmiyelerinin kesilmesine ilişkin dava açtığını ve bu davaları kazandığını aktaran Dalgıç, bunun yanında bir kreş mücadelesi de verdiklerini ve kazanımla sonuçlandığını belirtti. Dalgıç, bu süreçte Avukat Ezel Demirkol'un da hukuki destek verdiğini belirterek teşekkür etti.

Zafer Cengiz işçilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve meslek hastalıklarından korunabilmesinin işçilerin haklarını bilmeleri, bu konuda hangi durumlarda nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini bilmeleri için ise işçi sağlığı ve iş güvenliği, meslek hastalıkları ve bunlardan korunma yöntemlerini öğrenmek için ise akademisyen, hekim, işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı, hukuk konusunda işin uzmanları olan bilim insanlarının desteğine ihtiyaçkarı olduğunu belirterek sözü İşçi Sağlığı ve Meslek Hastalıkları Çalıştayı'nda sunumlarını yapacak olan uzmanlara bıraktı.

İlk olarak Yedikule Göğüs Hastalıkları Ve Göğüs Cerrahisi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi'ne görev yapan Doç. Dr. Elif Altundaş Hatman Meslek Hastalıkları "Tanı Süreci ve Örneklerle Meslek Hastalıkları" konulu sunumu yaptı.

Meslek hastalığı nedir, bir hastalık veya sağlık sorunu hangi koşullarda meslek hastalığı olarak kabul edilir. Hangi mesleklerde hangi meslek hastalıkları yoğun olarak görülmektedir. Meslek hastalığının belirtileri, ortaya çıkış süreçleri ve meslek hastalıklarının tanısının konulması ve tedavisi, meslek hastalığının bulunduğu tesbit edilen işçilerin yaşadıkları sağlık duruma uygun çalışma koşullarının sağlanması üzerine bilgileri aktardı.

Meslek hastalıklarının resmi rakamların çok üzerinde olduğunu ifade eden Hatman, meslek hastalıklarında teşhis ve tanı konması süreçlerini çok uzun sürdüğünü ve meslek hastalıkları konusunda gerçek verilerin istatistiklerde yer almadığını ifade etti. Meslek hastalığından korunmak için işçilerin çalışma koşulları ve sağlıklarını etkileyen durumları hakkında bilgi sahibi olmaları gerektiğini ve bu süreçte gerekli önlemlerin alınması için izlemeleri gereken yol ve yöntemlere değindi.

Özellikle temizlik işçilerinin kas iskelet sistemi hastalıkları, göğüs hastalıkları, cilt hastalıkları gibi öne çıkan hastalıklarının çok sık görüldüğünü belirterek bu konuda örnekler vererek hazırladığı sunumda OTİS'in KYK işçileriyle yaptığı sağlık sorunlarını içeren anket sonuçları üzerinden değerlendirmeler yapan Hatman meslek hastalıkları ve illiyet bağının kurulması konusunda bilgiler verdi. Hatman işçilerin yoğun ilgiyle takip ettiği sunumun ardından gelen soruları yanıtladı.

Ata Soyer Sağlık ve Politika Okulu’ndan Dr. Gültekin Akarca ise Emek Yağması. "İşçi Sağlığı Sadece Bir Mevzuat Konusu Değil, İşçinin Bedensel ve Ruhsal Bütünlüğünü Koruma Kavgasıdır" başlığıyla sunum gerçekleştirdi.

Tarihsel süreçte insan emeği, üretim ve üretim araçlarının mülkiyeti, kapitalist sistemde emek-sermaye ilişkisi, işçilerin emeğinin sömürülme biçimleri, ve sınıf olma kavramı üzerinde duran Akarca, üretim araçlarına sahip olan kapitalist sınıf ile emek gücünü satan işçilerin bir sınıf olduğunu belirterek emek sömürüsü iş cinayetleri ve meslek hastalıklarına değindi. işçilerin sınıf olma bilincini kazanması ve mücadelesi üzerine bir sunum yaptı. Sermaye sınıfının işçileri çeşitli adlarla bölerek bir sınıf olarak bir araya gelmesini engelleyerek sömürüyü sürdürebildiğini vurgulayan Akarcalı, işçilerin ortak çıkarının sömürüyü ortadan kaldırmak olduğunu bunun için de mücadele araçları olan sendika ve parti örgütlenmelerinde bir araya gelerek bir sınıf mücadelesi vermesi gerektiğini vurguladı.

Sunum sırasında ve sonrasında işçilerin kavramlar ve emek sömürüsü, sınıf olma ve mücadele üzerine soruları ve katılımlarıyla kısmen interaktif bir oturum oldu.

Dr. Muhammet Turabi Yerli ise "İşçi Sağlığı Sadece Fiziksel Değil Psikososyal Bir Bütündür. Tükenmişlik de Bir Meslek Hastalıklığıdır. Travmadan Eyleme Kolektif İyileşme" başlığıyla sunum yaptı.

Tüm canlıların yaşaması ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilmesi için topluluk bir arada olmaya, ve örgütlü hareket edebilmesi ve kendini güvende hissetmesi gerektiğini belirtti. İnsanlar için ise bunun çok daha önemli olduğunu ifade eden Yerli, insanların da bir topluluk olarak bir arada olmaya, çeşitli biçimlerde örgütlü.olmaya ihtiyaç duyduklarını ve ancak bu şekilde kendilerini güvende hissederek sağlıklı bir yaşam sürdürüleceğini, söyledi.

İşçilerin çalıştıkları ortamlardaki.koşulların sağlıklarını etkilediğini bunun hem fiziksel hem de psikolojik olarak kendilerini güvende hissetmesi halinde sağlıklı olabileceklerini vurguladı. İş yerlerinde kendini güvende hissetmeyen işçilerin de sadece fiziksel anlamda değil psikolojik olarak rahatsızlıklar yaşayabileceğini belirten Yerli, insanlarının birbiriyle ilişkisinin güvende olmak üzerine geliştiğini ve bu güvenli ortamda işçilerin sağlıklarını koruyabileceğini belirtti.

İnsanlar arasındaki sosyal ilişkiyi ve güveni oluşturan en önemli faktörün ise emek ve toplumsal üretim olduğunu vurguladı. İşçilerin yoğun olarak yaşadığı tükenmişlik kavramına değinen Yerli, psikolojik baskıdan kurtulmanın ve kendini güvende hissedeceği koşulları yaratmanın ise ancak örgütlenmekle mümkün olabileceğini belirterek "En Büyük Koruyucu Önlem Örgütlenmektir" yazılı pankartın bunu en öz şekilde anlattığını söyledi

Dr. Turabi Yerli, sunumunu işçilerin yanyana durması, göz teması kurması, kol kola girmesi ve müzik eşliğinde eğlenmesi gibi küçük deneyimler yaptırarak aralarındaki bağın güçlendiğini deneyimleyen interaktif biçimde tamamladı.

Av. Ezel Demirkol ise Meslek Hastalıklarının Hukuki Değerlendirilmesi konusunda örneklerle işçilerin izlemesi gereken yol ve hukuki süreçleri örneklerle anlattı. Sunumun ardından işçilerin sorularını yanıtladı.

Türkiye Sakatlar Derneği ise "Sakat Bırakmayın, Toplumsal Vicdana Sesleni" başlığıyla bir sunumla yer aldı.

Birçok farklı ilden gelen işçilerin ve işçi derneklerinin katıldığı çalıştayda OTİS, TSS-İŞ, KATAŞ-SEN ve YapıYol-İş üyeleri serbest kürsü bölümünde aktif katılım sağlayarak iş kolundaki sorunlar mücadele süreçleri, deneyimler ve kazanımları ve önerileri üzerine konuşmalar yaptı.

Tüm İş Konfederasyonu, çalıştayı işçilerin ihtiyaç duyduğu bu tür çalışmaları ve etkinlikleri farklı illere yayarak devam edeceklerini “Ulusal İşçi Sağlığı ve Meslek Hastalıkları Konseyi” oluşturmayı hedeflediklerini belirterek sonlandırdı.

Mücadele Birliği