Soma Aynı Zamanda Amasya(da)! – D.Özlem Bilgili

Fotoğraf 26.10.1992 tarihinde, Büyük Çeltek Kömür İşletmelerinde gerçekleşen bir grevden fotoğraf. Önde sağ baştan 3. kasketli adamın sol omuz arkasında oturan sarı baretli bıyıklı adam; babam. Babam, bu fotoğrafa baktığında fotoğraftakilerin neredeyse yarısının madende öldüğünü anlatıyor. Kendisi sağ ama ciğerlerine bulaşan kömür tozu,basit bir ameliyatı bile zor hale getiriyor. Madenci aileleri için madende meydana gelen bir olayın ne anlama geldiğini çok iyi biliriz. Haber duyulur duyulmaz bütün kent, köy, kasaba maden ocağına akın eder. Saatlerce, günlerce el yürekte beklenir. Dışarıdaki madencinin önemli bir görevi vardır: içeride kalan arkadaşlarını kurtarmak. Bunu Soma’da da görüyoruz şimdi. Deneyimli madenciler gönüllü olarak ocağa iniyorlar arkadaşlarını kurtarmak için. Ve aileler acıyla, isyanla bekliyorlar madenin önünde. Bu arada Başbakan “olay yerinde incelemelerde bulunmak üzere Soma’ya intikal etmiş”. Binlerce polis, jandarma ve özel korumanın arasında, etrafında etten duvar örülmüş bir şekilde korunarak kibirli kibirli yürüyor. Senin neden korkun var, neden çekiniyorsun da acılı aileler ile arana utanmadan bu korumaları dikiyorsun? Ama sen de haklısın, çiftçiye “ananı da al git” de, işsiz üniversitelilere “Sultan Ahmet güvercini gibisin”de, iş isteyene “git limon sat” de. Emekçilere söz hakkı tanıma, “ayaklar baş oldu” diye aşağıla ve bugün dalga geçer gibi Soma’daki cinayeti normalleştirmek adına “100 yıl önce başka ülkelerde meydana gelen ölümlü kazalardan örnekler ver! E bütün bu ukalalığın, kibrin ve emek düşmanlığının sonunda bu halk patlar, seni bir markete sığınmak zorunda bırakır elbet. Bugün market ne ki yarın yargılanmamak için belki de bu ülkeden kaçacaksın!

Madencilik en tehlikeli işler sıralamasında en üstlerdedir. Şimdilerde Başbakan’dan ve şürekasından duyuyoruz ya: “ölmek, madencinin kaderinde var, takdiri ilahi, bu kazalar heryerde oluyor, çok normal birşey” vs. İşte o normalleştirilen kazalar yüzünden küçücük çocuk olduğum halde babamın kaç kere kafa göz kol kırık geldiğini ve ölümden döndüğünü hatırlıyorum. Kuzenim de böyle bir göçük olayı yaşamış, 6 ay yatalak kalmıştı. Komşularımız kocasız, babasız, evlatsız kalmıştı. Böyle hikayeleri ve çok daha fenasını bir çok madenciden ve ailelerinden duyabilirsiniz. Çünkü “madencinin kaderinde” başına gelen her türlü kazanın ve ölümün bu ülkenin iktidarları tarafından normalleştirilmesi yazar; tabi önce o “kaderde” kayıtdışı, sigortasız, iş güvenliksiz yani insanlık dışı çalıştırılma yazar! Başbakan bu gün Soma’daki açıklamasında “literatürde iş kazası diye bir şey var.” diyor. Yalnız literatürde yazsa bile Başbakanın ve hükümetinin “meslek hastalığı ve risklere karşı alınması gereken tedbirler, yapılması gereken denetimler ve kontroller, işverene uygulanacak yaptırımlardan” bir haberi yoktur, yani vardır da işlerine gelmez, o ayrıdır. İşte bu nedenle CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel’in Soma’da birçok iş güvenliği ihlali olduğunu belirterek, 20 gün önce verdiği meclis araştırma önergesi AKP’liler tarafından reddedilmiştir. Çünkü onların kitabında sermayeyi küstürmek yoktur. Sizi gibi para seviciler sizi! Aynı şekilde sermayenin kâr uğruna işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almaması, maliyeti düşürmek için emeği azgınca sömürmesi, çocuk  ve yabancı işçi çalıştırması olağan şeylerdir onlar için ve göz yumulabilir.

Soma’daki madenin sahibi Soma Holding Yönetim Kurulu Başkanı Alp Gürkan 10 Mayıs 2013 tarihinde Enerji TV’ye verdiği röportajda ” Merzifon Çeltek’te yeni kömür sahası aldığını ve bölgede faaliyet gösteren yeni Çeltek firması ile anlaşma imzaladıklarını belirterek, Soma’daki ocakta da 1.25 milyon tonluk üretim hedeflediklerini” söylemiş.

“Kömüre dayalı termik santral yatırımı yapmayı hedefleyen Soma Holding, Yeni Çeltek A.Ş.’ye ait iki adet maden ruhsatıyla ilgili olarak Nisan 2013′te 35 yıllık bir rödevans sözleşmesi imzalamış. Yeni Çeltek işletmesi 310 adet personeli ve ekipman- teçhizatlarıyla birlikte 1 Mayıs 2013 itibariyle Soma Holding’in bir katılımcısı olan Gürmin Enerji ve Madencilik A.Ş.’ye geçmiş. Buradaki  iki madenin 35 yıllık işletme hakkını kazanan şirket, önümüzdeki günlerde üretime başlamayı ve ilk etapta yılda 500 bin ton ham kömür çıkarmayı hedefliyor. Şirketin nihai üretim hedefi yaklaşık 1 milyon 500 bin ton ve bu kömürü bölgede kuracağı termik santralde yakmayı planlıyor. Yöre halkı ise termik santral projesine tepkisini panel ve halk toplantılarıyla gösteriyor.”

Amasya Merzifon ilçesine bağlı Kayadüzü beldesindeki Yeni Çeltek Kömür İşletmesi’nde 1960’ta, 1984’te kazalar olmuştu. 1990 yılında meydana gelen grizu patlamasında ise 68 maden işçisi hayatını kaybetmişti. 8 Şubat 2014’teki anmada söz alan Gürmin Enerji Yeni Çeltek Maden İşletme Müdür Yardımcısı Metin Karaçağ “işletmemizde iş güvenliği ve sağlığı son teknolojik imkanlarla sağlanmaktadır. Bu ülkede başta siyasiler olmak üzere herkesin maden ocağını görmesi madenci kardeşlerimizin çalışma şartlarına tanıklık etmesi ondan sonra da bu işletmeler hakkında karar vermesi gerekir”.demiş. Açıkçası dün itibariyle Soma’da yaşananları bütün dünya gördü. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz mı diyelim! Diyelim, çünkü 29 Nisan 2013′te bir gazeteye verdiği röportajda Soma Holding’in sahibi Alp Gürkan,  olası bir kaza anında 500 işçinin günlerce  yeme-içme ihtiyacını sağlayacak, nefes alabilecekleri ‘yaşam odaları’ oluşturduklarını iddia etmişti. Soma’da ölen işçiler neden öldü o zaman!? O maden neden yüzlerce işçiye mezar oldu!?

Sonuç olarak, insan hayatına, işçinin emeğine, doğaya gereken değeri vermeyenlerin, aksine emeği sömürenlerin, yaşamı yok edenlerin marifetlerini görelim. SOMA’yı Unutmayalım Unutturmayalım! Soma, aynı zamanda Amasya(da)!

NOT: Küba, Bolivya ve Venezuela’da maden işçileri, Soma katliamından dolayı 1 günlük iş bırakma ve 3 günlük YAS kararı alırken bizim sendikalarımız tarafından bunun çok daha fazlasının yapılması gerektiğini düşünüyorum.