Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, İstanbul Tabip Odası, İstanbul Eczacı Odası, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV), Toplumsal Dayanışma İçin Psikologlar Derneği'nin düzenlediği "İşkence Alanı Sokaklar: Toplumsal Olaylarda Kolluğun Zor Kullanımı, Etkileri ve Sonuçları" başlıklı sempozyumu 25 Ocak 2014, Cumartesi günü Şişli Kent Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.
TMMOB Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Haşmet Camcı'nın moderatörlüğünü yaptığı ilk oturumda "Toplamsal olaylarda zor kullanım araçlarının tarihçesi ve kimyasal etkileri" konusu tartışıldı.
Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi'nden Onur Gökulu, biber gazının kimyasal gaz olduğunun altını çizdi.
"Toplumsal olaylarda zor kullanım araçlarının toksikolojik etkileri" başlıklı sunumu ise İstanbul Eczacı Odası'ndan Nurdan Demirkan anlattı. Demirkan, biber gazı nedeniyle körlüklerin yaşandığını da vurguladı.
Türk Tabipler Birliği'nden Doç. Dr. Cavit Işık, "Kimyasal gösteri kontrol ajanlarına maruz kalanlarda meydana gelen sağlık sorunları" başlığı altında bir sunum gerçekleştirdi.
Gezi sürecinde kimyasal gaz kullanımının en üst düzeyde gerçekleştiğini ifade eden Dr. Işık, "Polis biber gazını oda spreyi gibi kullandı" diye konuştu. Dr. Işık, Haziran direnişinde 60'ı ağır 8 bin kişinin yaralandığını ve 11 kişinin gözünü kaybettiğini hatırlattı.
Biber gazından en çok etkilenenlerin kadınlar olduğunu belirten Dr. Işık, bir kişide gazdan dolayı ondan fazla belirtinin ortaya çıktığını kaydetti. En çok belirtinin gözlerde ortaya çıktığını ifade eden Dr. Işık, yaralanmaların yüzde 7'sinin gaz fişeğinden kaynaklandığını ve bu yaralanmaların en fazla bacağa isabet eden gaz fişeği nedeniyle yaşandığını belirtti. Haziran direnişinde gazdan etkilenenlerin yüzde 49'unun tıbbi yardım almadığını, yüzde 44'ünün ise gönüllü doktorlara başvurduğunu söyleyen Dr. Işık, yaralıların sadece yüzde 4'ünün hastanelere başvurduğunu vurguladı.
"Toplumsal olaylarda zor kullanım arazları: Psikososyal boyut" başlıklı sunumu Toplumsal Dayanışma İçin Psikologlar Derneği (TODAP) adına Uzman Psikolog Pınar Önen yaptı.
Önen kullanılan gazlardan tüm canlıların etkilendiğini, bu vakalarda akut stres bozukluğu yaşadığını söyledi.
"Toplumsal olaylarda zor kullanım araçları ve insan hakları ihlali" başlıklı sunumu İHD İstanbul Şube Başkanı Ümit Efe yaptı.
İnsanlara sokakta müdahale edilmesinin insan hakkı ihlali olduğunu ifade eden Efe, ırkçı, ayrımcı, ötekileştirici, demokratik hakkın kullanımını engelleyen, kimyasal gazlar, gaz bombaları, kimyasal gazlar, elektro şok aletleri, plastik mermi kullanılmasının yasaklanması gerektiğini söyledi.
"Toplumsal olaylarda zor kullanım araçlarının kullanımının hukuki açıdan incelenmesi" başlıklı sunumu ÇHD üyesi Av. Şerife Ceren Uysal yaptı. "Hukuk, zor kullanım aracıdır" diye konuşan Uysal, hukukun sokakta yapılacağını söyledi.
DİSK adına Kıvanç Eliaçık "Toplumsal olaylarda zor kullanım araçlarının yasaklanmasına dönük mücadele deneyimi" başlıklı sunumu gerçekleştirdi. Biber gazı üreten şirketlere karşı bir kampanya başlatacaklarını kaydeden Eliaçık, "İşkencelerin olmadığı, işkencecilerin de işkence görmediği bir dünya için işkencecilerin üzerine gitmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Sunumların ardından İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Ali Çerkezoğlu tarafından yönetilen "Deneyimler, yapılabilecekler, mücadele programı" başlıklı forum düzenlendi. Forum bölümünde söz alan katılımcılar deneyimlerini, önerilerini paylaştı. Kapsamlı bir kampanyanın geniş bir kurum ağı ile birlikte, forumların ve bu konuda gönüllü bireylerin katılımıyla gerçekleştirilmesi istendi. Panel-Forum, uluslararası boyutu da olan tüm ülkeye yayılmış ve sonuç alıcı bir kampanya çağrısı içeren “sonuç deklarasyon taslağının “okunması ile sona erdi.