Madenci huzursuz! - Erdoğan Bostancı ile söyleşi

TTK yılın ilk günü yine bir işçi eylemiyle gündeme geldi. İşçiler ödenmeyen ikramiyeleri için TTK Genel Müdürlüğünü bastı. Ancak işçiler, bu eyleme neden olan sorunun buz dağının görünen yüzü olduğunu söylüyor. İşveren baskısı, ücretlerin özel sektördeki işçilerin ücretleri seviyesine düşürülmesi, işçi açığının kapatılmaması, iş kazaları, taşeronlaştırma... gibi sorunlar nedeniyle madenciliğin bölge insanının tercihinde en son sırada kaldığına dikkat çekiliyor. Yaşananlarla ilgili Genel Maden-İş Üzülmez Şube Teşkilatlandırma Sekreteri Erdoğan Bostancı’yla konuştuk. 

Şu anda ocaklarda işçi sayısının azlığı üretimin düşüşü bununla ilgili sendikanın da bazı açıklamaları var siz neler söyleyebilirsiniz bu konu ile ilgili?
Biz  sendika olarak elimizden geldiğince yapılan bütün görüşmelerde işyerlerindeki sorunları dile getirdik zaten,kurumda 3 kişinin yapacağı işi 2 kişi yapıyor şu anda. Bu konuda Zonguldak’taki milletvekilleri, iktidar partisindeki milletvekillerinden yardım istedik fakat şu ana kadar atılmış bir adım yok. Hep oyalama taktikleri ‘şu gün işçi’ alınacak gibi laflar ortalarda dolandırılıyor.

İşyerinde teşkilatlandırma sekreteri olarak görev yapıyorsunuz. Genel olarak işçi arkadaşlardan size gelen şikayetler ne yönde oluyor?
Genel olarak düzensizlik, işçilerin arasındaki huzursuzluk psikolojik baskı ve psikolojik taciz gibi sorunlar var. Ama buna rağmen işçi arkadaşlarımızın üretimi anlamında hiçbir sıkıntı yok. Onlar her zamanki gibi üretmeye devam ediyorlar.

Ne gibi psikolojik tacizler oluyor mesela?
Çalışanlar huzursuz, mutsuz, üzerlerine kapı kilitleniyor ki bunlar geçmişte ulusal ve yerel medyada da yer aldı zaten. İşte eşit işe eşit ücret alamamaları iş yerinde düzenli moral-motivasyonnun olmayışı, bilir misiniz ama bizde alt takım-üst takım olayı vardır 2006-2009’da işe giren arkadaşların düşük ücret alması gibi şeyler bizim moralimizi bozan faktörlerdir. Mesela önümdeki bu kalemi kaldırınca ben bin lira alıyorsam başka bir kişi aynı iş için 2 bin alıyor.

Peki son toplusözleşmede bu konu üzerine söylemler vardı, fakat daha sonra yerine gelmedi sanırım?
Hükümet toplusözleşmede bunu kabul etmedi zaten. Bunu da değerli maden emekçileri ve Zonguldak halkının değerlendirmesine bırakıyorum.

Bundan sonrası için işe alım da yok zaten ama alındığını varsayarsak daha  düşük ücretle mi işçiler çalıştırılacak? Asgari ücretin de 840 küsur olduğu bir dönemde acaba maden işçileri daha düşük bir ücrete doğru mu çekiliyor?
Büyük ihtimalle öyle olacak şu anda en düşük ücret alan insanların bu maaşı alamayacakları aşikar.

Burada Üzülmez Asma Ocağında kaç maden işçisi var yaklaşık ve kaç farklı ücret skalası var?
Bizim Üzülmez’de yaklaşık 1800’e yakın arkadaşımız çalışıyor ve şunu söyleyebilirim neredeyse 10 çeşit ücret skalasıyla çalışan arkadaşlarımız var bizim. Başta 2000 muamelesi akıbetinde 2006 farklı bir ücret grubu 2009 farklı bir ücret grubu, onunda akabinde devamlı 2006, 2007, 2008 ve ta ki 2013’e kadar hep KPSS’den gelen arkadaşlar TTK’de her biri farklı bir ücret skalasıyla işe başlıyorlar.

Aynı işi yapan işçiler arasında en yüksek ücreti alan ile en düşük ücreti alan işçi arasında ne kadar fark var?
Ortalama 1400-1500 lira bir fark var.

Bu da çalışanlar arasında bir huzursuzluk yaratıyor değil mi?
Elbette huzursuzluklar yaratıyor. Genel Maden-İş Sendikası, hükümetle girmiş olduğu toplusözleşmede uzlaşamadı daha doğrusu hükümet yetkilileri bu sorunu aşmayı istemedi ve bu konu da böylece sürüp gidiyor işte.

Peki şu anda havzada özel sektörde çalışan işçilerin aylık ücretleri ne kadar?
Tabii onlarda şimdi kesilme olayı var bizden daha fazla alan arkadaşlar da var bizden daha düşük  olan da.

O zaman bu durumda devlette çalışan ve özel sektörde çalışan işçilerin ücretleri aynı düzeye geliyor diyebilir miyiz?
Evet gözle görülür bir şekilde. Aldıklarımızdan ve verdiklerimizden belli zaten.

Genelde maden işçileri kırsal kesimden gelip çalışıyorlar, Ücretlerin aynı olmasından kaynaklı  artık devlete bağlı ocaklarda çalışma isteği özel ocaklara doğru mu kayıyor?
Sadece o değil zaten TTK’ye gelen arkadaşlarımızın sadece bir  iş güvencesi var şu an artı, bir de sigorta zaten. İnsanların dışarıda düşündüğü gibi değil burası. Arkadaşlarımız aşağıda çok zor şartlar altında çalışıyorlar o kömürün yer altından çıkarılması çok kolay bir iş değil buna rağmen arkadaşlarımız yaşam şartlarının gerektirdiği ücretin çok çok altında bir ücret alıyorlar. İşte bunları yetkililerin ve milletvekillerinin duyması lazım. İktidar partisi bölge milletvekillerinin bunları duyması lazım  iktidar partisi milletvekilleri daha seçilmeden Üzülmez’e gelip bize bu konuların aşılacağının sözünü vermişti. Maden işçisi her zamanki gibi kendi kaderine mahkum edildi. Seçim zamanı geldiğinde yine oy istemeye gelecekler ama maden işçisi onlara gereken ceva-bı verecektir. Özellikle düşük ücretle çalışan maden işçilerinin onlara gerekli cevabı vereceğini düşünüyorum.

ÇATES’İN SATILMASI TTK İÇİN SORUNDUR

Geçtiğimiz günlerde Genel Maden İş Sendikası tarafından bir panel düzenlendi ve panelde Çatalağzı Termik Santrali’nin (ÇATES) özelleşti-rilmesi gündeme geldi siz bu konuda neler söylemek istersiniz?
TTK çalışanları için ÇATES’in önemi çok büyük. ÇATES’siz bir TTK, TTK’siz bir ÇATES asla düşünülemez, etle tırnak gibiyiz biz. O yüzden ÇATES’in satılması veya özelleştirilmesini işçiler olarak istemiyoruz. Çünkü ÇATES’in bugün satılması yarın TTK için de bir sorun teşkil edebileceği anlamına gelmektedir.

ZONGULDAK’TA MADENLER ARTIK SON TERCİH OLDU

Şu anda düşük ücretle çalışan maden işçilerinin ailesini geçindirebilecek durumu olmadığı açık. Bu konu sohbetlerinize yansıyor mu?
Sohbetimizin başında söylediğim gibi biz aman aman bir şeyler istemiyoruz yani biz ailemizi geçindirebilecek kadar ücretimiz olsun, çoluk çocuğumuz düzenli beslenebilsin, okulunu rahat okusun, güzelce temiz giyinebilsin istiyoruz. Zaten bizler madenciyiz. Türkiye’de kamu kurumunda çalışan yaklaşık 10 bin madenci var. Türkiye geneli 75 milyona sorsan acaba kaçı madenci olmak ister bu tartışılır. Özellikle Başbakanımız bizim TTK Kozlu Ocağına girdi çıkışta ‘Maden işçisi şu kadar para alsa da haktır, bunun parası haram değildir’ gibi cümleler kurdu ama toplusözleşmeye gelindiğinde  hiç kimse bu ücretleri vermiyor bize. Her zaman vermeme tarafındalar. Günümüz şartlarında bir maden işçisinin alması gereken ücretin 5-6 bin lira civarı olmasını biz sohbetlerimizde geçiriyoruz. Zaten bu insanlar buraya dışarıdan kırsal kesimden geliyor. Üstüne köyden buraya gelebilmek için 500 lira ulaşım servis parası veriyor. E buraya geldiğinde kendine günde en kötü 5 lira erzak alıyor, ev parasıyla birlikte zaten maaşının yarısını gene Zonguldak ekonomisine veriyor. İşte ay başında evine giderken de cebinde 700 lirası kalabilmişse havada dokuz takla atıyor. Peki  bunun sağlığı, giyimi kuşamı, okulu, mutfağı nerede? Bunları düşündüğümüzde zaten bizim en az 5 bin lira maaş almamız lazım.

Çocuklarınızın madenci olmasını ister misiniz?
Bartın, Karabük ve Zonguldak... Yöre olarak zaten madenler bizim anavatanlarımız gibi. Bizler madenlerle doğduk madenlerle yoğrulduk, madenlerle de öleceğiz. Herkes madenci olmak istiyordu bu yörede ama derseniz ki çocuklarınızın maden işçisi olmasını ister misiniz inanıyorum ki bugün TTK’de çalışan hiçbir arkadaşım çocuğunun madenci olmasını istemez.

Peki köylerden gelen işçi arkadaşlardan duyuyoruz , göç söz konusu mu?
Burası bir emekli kentine dönüştü. TTK işçi almadığı sürece burada ev sahibi iş yapamıyor, sanayileşme olmuyor, esnaf iş yapamıyor. Zaten özel sektörlerde ki çalışma sistemi belli, maaş belli TTK’nin de verdiği maaş ortada. Emeklilik yaşı da ileriye fırladı o yüzden de madenler ilk tercih değil. Hatta bölge insanının tercihleri sırasında en sonda yer alıyor. Genç arkadaşlarımız fabrikalarda otellerde çalışmayı tercih ediyorlar. TTK işçi alımı gerçekleştirirse o zaman belki bir canlılık olabilir.