İlkel anlayışa, metan gazına 10 can - Selçuk Kaygısız

AKP Milletvekilleri hep kötü şeyler mi söylerler? Hiç mi insanlığın iyiliği için bir şeyler söylemezler? 
 
Gezi eylemlerinde palalarla insanları öldürmeye teşebbüs edenleri mi savunururlar hep? Yok hayır o kadar acımasız olmayınız. Bakınız AKP İzmir Milletvekili Ali Aşlık alkışı hak ediyor!
 
Metan gazı sonucu hayatını kaybeden 10 işçinin hesabını soracağını ve konuyu TBMM'ye taşıyacağını söylüyor. 

Muğla'nın Milas İlçesi'nde taşeron şirkete devredilen Belediye'nin arıtma tesislerinde geçtiğimiz ay meydana gelen metan gazı zehirlenmesinde 7 işçi hayatını kaybetmişti. Benzer bir facia önceki gün de Aydın'ın Kuşadası İlçesi'nde yaşandı. Kuşadası Belediyesi'ne ait derin deşarj kuyusunda görevli 5 işçiden 3'ü metan gazı zehirlenmesi sonucu yaşamını yitirdi.

İlkel Anlayış..

AKP İzmir Milletvekili Ali Aşlık  aklı, vicdanı olan her insan gibi konuya çok duyarlı ve haklı bir şekilde isyan ediyor. Yaşanan ölümlerin sıradan normal ölümler olmadığını vurgulayarak, “Teknolojinin bu denli geliştiği bir çağda kanalizasyonlarda, arıtma tesislerinde insanların zehirlenerek ölmesi ilkel bir anlayışın eseridir." diyor.

Ne güzel de söylüyor ilkel bir anlayış olduğunu ve daha da güzel şeyler söylüyor. Alt yapı ve çevre sorunlarını çözümünün belediyelerin asli görevlerinin başında geldiğini hatırlatan  Aşlık, “Milas'ta olduğu gibi arıtma tesislerini taşerona vermekle bu sorumluluktan kurtulamazsınız. CHP olarak hem her fırsatta oy avcılığı yapmak için taşeronlaşmaya karşı olduğunuzu söyleyeceksiniz hem de en temel görevinizi taşerona devredeceksiniz? Bu samimiyetle bağdaşmadığı gibi sizi o ölümlerin sorumluluğundan da kurtarmaz." diyor. 

Kiminiz ölümlerin yaşandığı yerlerde CHP'li belediyeler var, o nedenle böyle konuşuyor diyeceksiniz. Tamam haklı olabilirsiniz. Ama bu yine de insanlığın iyiliği için konuşmadığı ve haklı olmadığı anlamına gelmez. 

Haziran ayında 104 can!

Haziran ayında 104 işçi kardeşimiz hayatını kaybetti. AKP Milletvekili Aşlık'ın dediği gibi bu ölümlerin hiç biri sıradan normal ölümler değildi. Hepsi ama hepsi yeterli güvenlik önlemi alınmadığı için hayatını kaybetti. Ve yine AKP Milletvekili Aşlık'ın dediği gibi hepsi ama hepsinin ölüm nedenlerinin başında taşeronlaşma geliyor.

Ama sayın vekil bu ölen 104 işçi işte senin döneminde hemen geçtiğimiz bu ay haziran ayında öldü , Aşlık'a kötü bir haber daha vermek gerekirse lafı uzatmadan partisinin iktidarda olduğu şu geçtiğimiz 10 yılda 11 bin işçi hayatını kaybetti.  

Ekonomi büyüyor...

Evet doğrudur, ekonomi büyüyor. ekonomi büyürken taşeronlaşma bir yandan artmaya devam ediyor; esnek, güvencesiz çalışma daha da artıyor. Rakamlara bakarsak ortalama

her gün 5 işçi ölmeye devam ediyor. işçiler ölmeye devam ederken geçtiğimiz haziran ayında  6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun işçiler için hayati önem taşıyan 6. ve 8. maddesini torba yasayla erteledi.

meslek hastalıkları ve kaza risklerine karşı iş güvenliği uzmanı, hekim ve sağlık personelinin bulundurulması ve kurulların oluşturulması zorunluluğu, 50’den az işçi çalıştıran ve az tehlikeli sınıfına giren işyerlerinde 

1 Temmuz 2016’ya kadar 50’den az işçi çalıştıran ve tehlikeli sınıfına giren işyerlerindeyse 1 Temmuz 2014’e kadar süreyle erteledi. Yani AKP yine patrondan yana çalışmaya devam ediyor...

Selma Ablanın gözlerinin içine bakabilmek

İstanbul'da Esenyurt'tan geçtiyseniz büyük görkemli Marmara Park Alışveriş Merkezini görmüşsünüzdür. O görkemli bina yapılırken 11 Mart 2012'de 11 işçi yanarak can vermişti. 

Selma Yağal ölen 11 işçiden Ahmet Yağal'ın eşi. Selma Abla da kucağında küçük Ahmet'le  tıpkı AKP İzmir Milletvekili Ali Aşlık gibi işçi ölümlerinin normal sıradan ölümler olmadığını düşünüyor. 

7 duruşmadır mahkeme önlerinde eşinin katillerinin yargılanması için mücadele ediyor. Ve eşinin ölümünün birinci yılında devlet büyüklerine şöyle sesleniyor: "Oğluma eşimin adını verdim. Babasını hiçbir zaman göremeyecek. 

Para vererek, para önererek bu durumu telafi edemez. Benim eşim büyük bir ihmal sonucu hayatını kaybetti. Eceliyle ölmedi. Benim eşim de şu anda çocuğunu kucağına almış olabilirdi. Buna fırsat vermediler. 

Devlet büyüklerine sesleniyorum. Onlar da anne babalar. Eşimin katilleri ellerini kollarını sallayarak dolaşıyorlar. Benim tattığım acıyı onlar tatmasın diyorum.”

12 Temmuz'da Esenyurt davasının 8. duruşması görülecek. Selma Abla da eşinin fotografıyla Bakırköy adliyesinde saat 10.00'da orada olacak. Samimiyetten bahseden halkın

iyiliği için metan gazından ölen 10 işçinin hesabını sormaya and içen milletvekilimiz Ali Aşkın'ı Bakırköy adliyesine Selma Ablanın gözlerinin içene bakmaya davet ediyorum.

İşçi Ölümlerine Son Platformu olarak bizler yine Selma Ablamızı yanlız bırakmayacağız. 

Ali Aşkın'ı bilmem ama Gezi Parkını kazanan halk metan gazından ölen 10 işçinin ve ölen tüm işçilerin hesabını soracaktır.