Mali küreselleşme, tüm işçileri birbirine küresel ölçekte rakip haline getirdi. İstihdamın korunması konusundaki şantaj, ürün, üretim şekli ve bunların çalışanların sağlığına olan etkileri konusunda tüm kamusal tartışmaları mütemadiyen yasaklar hale geldi. Örneğin, genetik yapısı değiştirilmiş ürünler (GDO’lar) konusundaki tartışmanın arkasında, hem agro-endüstriyel olarak üretilmemiş ve agrotoksiklerin (1) kontrolsüz kullanımına boyun eğmeyen tüm tarım şekillerinin yok edilmesi olduğu kadar, tarım işçilerinin zehirlenme, kısır kalma ve kanser riskine maruz bırakan yeni bir ürün var (2).
Dünyanın enerji kaynakları açısından geleceği söylemlerinin arkasında güçlü nükleer enerji lobilerinin dayatmaları var. Bu lobi, yalnızca Çernobil rüzgarları altında kalanları ve onların çocuklarını değil, aynı zamanda (gittikçe daha da güvencesizleşen çalışma koşulları altında) nükleer santrallerin bakımını yapan işçilerin de radyoaktivitenin kanserojen, mutajen ve teratojen (3) bedellerini ödemeye mahkum eden üretim örgütlenmesinin tartışmaya açılmasını fiilen yasaklıyor. İstihdamın korunması ve sera etkisi lafızları, tüm tartışmaları başlayamadan boğuyor.
‘İlerlemenin’ sembolleri olarak sunulan, ‘enformatik devrimi’, kimya ve nanoteknoloji endüstrisinin yükselişi (4) söylemleri, kirletici olduğuna dair hiçbir şüphe olmayan sanayilerin başka bölgelere kaydırılması çerçevesinde oluşan mütajen ve kanserojen risklerin insani ve teknik olarak hesaplanamadığı gerçeğinin üstünü örtüyor. Amyant endüstrisi bunun en çarpıcı örneklerinden biri (5). Yükselişte olan bir sektörün kodamanları, sonuçlarını bile bile, başka bölgelerde pür-amyant polikasını empoze ettiler. Bu elyaf dışında başka malzemeler de kullanılabilirdi, fakat bu amyant ve elyaf çimentosu (fibrociment) üreticileri kartelinin yönettiği tekelin (Avrupa’da bu maddenin yasaklanmasından sonra) tüm dünyada yayılan ölümcül piyasasının gücünü kırmak anlamına gelecekti.
Bu konuda hizmetler işkolu da bir istisna teşkil etmiyor. Bu işkolu, Avrupa Parlamentosu’nun 2006 Direktifi’nde (6) izin verdiği her türlü kulluk formunu barındırıyor. Bu direktif açık bir şekilde iş ve sağlığa dair kanun ve hükümleri, rekabet edebilirliği önceleyen ticari hukukun boyunduruğu altına alıyor. Sanayicilerin işyeri risklerinin sorumluluğunu üzerlerinden atmak için tercih ettikleri araçlardan biri olan taşeronluk / alt işverenlik sistemini zaten kullananlara gayet uyuyor. Airbus Şirketi’nin üst düzey yöneticileri aynı anda binlerce işten çıkarma ile yeni uçaklarının üretim masraflarında %20 indirime gitme önerilerini aynı anda getirdikleri zaman, bu tek anlama geliyor: ‘işlerini koruma şansı bulabilen’, doğrudan istihdam edilen ve taşeron şirketlerde çalışanlar için işin yoğunlaştırılması. Ennihayetinde zaman çalışma koşullarını tartışma değil, verimlilik artışı zamanıdır! Bunun dışında Türkiye veya Çin gibi ülkelere yapılan üretim kaydırmaları, bu yöneticilerin Fransa’da veya Avrupa’da geçerli olan koruma kurallarını by-pass etmelerine de yaramaktadır.
İşte bu üretim kaydırmalarının yapıldığı ülkelerdeki işçileri korumak için ağ tipi örgütlenmeler oluşmakta. İşte bu ağlardan biri yakınlarda, Hong Kong’a yerleşmiş olan Gold Peak Industries şirketinin akü ve pil fabrikasında çalışan çinli işçilerin kadmiyum maddesine maruz kaldığına dair Avrupa’da bir bilgilendirme kampanyası yürüttü. Burada üretilen mallar, oyuncaklar, dizüstü bilgisayarlar ve fotoğraf makinalarının içinde Fransa dahil dünyanın dört bir yanına ihraç ediliyorlar. Hatırlatalım: hem Avrupa Birliği, hem de Amerika Birleşik Devletleri işçilerin (aynı amyantta olduğu gibi) deri ve solunum yoluyla kadmiyum ile her türlü temasını yasaklayan koruyucu hükümler çıkarmış durumdalar. Gold Peak Industries’de çalışmış eski işçilerin, Hongkong’daki pek çokişçi hakları savunucuları ile beraber verdikleri güçlü mücadeleye rağmen, şirket yönetimi hala toksik maddelere maruz kalmış işçilere tazminat ödemeyi ve onlarla bu konuda müzakere masasına oturmayı reddediyor (7).
Annie Thébaud-Mony
dipnotlar:
(1). bkz. Fabrice Nicolino ve François Veillerette, Pesticides. Révélations sur un scandale français (Tarım İlaçları. Fransa’da bir skandal hakkında aydınlatmalar), Fayard, Paris, 2007.
(2) La Roue ou la noira des saisonniers agricoles (Mevsimlik tarım işçilerinin su değirmenleri), photographies de Yohanne Lamoulere, textes de Patrick Herman, Khiasma Sud, coll. ‘Limitrophes’, Marseille, 2007.
(3) Teratojen ürünler embriyon üzerinde etkili olarak, deforme bebeklerin doğmasına sebep oluyorlar.
(4) bkz. Dorothée Benoit-Browaeys, ‘Nanotechnologies, le vertige l’infiniment petit ’ (Nanoteknolojiler, Sonsuz Küçükten Başı Dönmek’, Le Monde Diplomatique, mart 2006.
(5) bkz. Nico Krols ve Marleen Teugels ‘Qui pouvait ignorer les dangers de l’amiante?’ (Kimamyantın yarattığı tehlikeleri küçümseyebilir?), Le Monde Diplomatique, Aralık 2006.
(6) İç piyasalarda hizmet sektörünün konumuna dair 12 Aralık 2006 tarihli, 2006/123/CE kodlu Avrupa Parlamentosu ve Konseyi direktifi.
(7) www.peuples-solidaires.org/article747.html, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu ITUC’un hazırladığı dosyaya da bakınız, www.ituc-csi.org/spip.php?article1090
[Le Monde Diplomatique’in Temmuz 2007 tarihli nüshasındaki Fransızca orijinalinden Şule Ünsaldı ve Aslı Odman tarafından Sendika.Org için çevrilmiştir]
15 Ağustos 2010