Yol İş Sendikası 2 nolu Şube Başkanı Osman Karabulut, artan iş kazalarına dikkat çekti. Karabulut, son 10 yılda yaklaşık 11 bin işçinin, iş kazalarında hayatını kaybettiğini, sadece son bir yılda ise 298 işçinin yüksekten düşerek yaşamını yitirdiğini söyledi.
Başkan Osman Karabulut, Türkiye’nin iş kazaları konusunda iyi bir karneye sahip olmadığını belirtti. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre, Türkiye’nin, iş kazalarında Avrupa birincisi ve dünya üçüncüsü olduğunu vurgulayan Karabulut, bu konuda son yıllarda önemli yasal değişiklikler yapıldığını da hatırlatarak, “Türkiye’de geçtiğimiz 10 yılda maalesef yaklaşık 11 bin işçi, iş kazalarında hayatını kaybetti. En fazla işçi ölümü, inşaat sektöründe yaşanıyor. Geçtiğimiz yıl 423 işçi inşaatlarda çalışırken, 298 işçi ise yüksekten düşme sonucu hayatını kaybetti. Bu konuda alınan yasal tedbirler kadar eğitim de çok önemli, sadece yasal düzenlemelerle sorun çözülemiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Karabulut, inşaat sektöründe meydana gelen kazaların ilk sırasında “yüksekten düşme” olaylarının yer aldığını belirterek, “Malzeme düşmesi ve malzeme sıçraması ise çok yaşanan diğer kazalar. Bu kazalarının sık görülmesinin temel sebepleri arasında, eğitimsizlik, ihmal, iş yerlerinde güvenlik önlemlerinin alınmaması ve işverenin bu tür önlemleri maliyet olarak görmesi gibi nedenler sıralanabilir. Standart bir iskele, uygun bir emniyet kemeri, kenar korumaları ya da en basitinden bir ağ gerilmesi bile düşmeleri önemli bir oranda engelleyebilir. İş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin meslek içine yayılması ve bu konudaki bilinç düzeyinin, sektörde yer alan herkesi kapsayacak biçimde yükseltilmesi gerekiyor” dedi.
“İŞ GÜVENLİĞİ EĞİTİMİ HAYAT KURTARIR”
İş kazalarının yüzde 98’inin insan hatasından kaynakladığını belirten Karabulut, “İnşaat sektörünün en önemli kollarından biri olan çatılarda çalışacak kişilerin yüksekte çalışma ve iş güvenliği konularında eğitimleri ve sertifikaları olmalı” diye konuştu.
AĞIR CEZAİ YAPTIRIMLAR
İş sağlığı ve güvenliği konusunda işverenlere büyük görev düştüğünü söyleyen Karabulut, “2013 yılı itibarıyla yürürlüğe giren 6331 Sayılı Yeni İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, bir çalışanı dahi olsa tüm işverenleri ilgilendiriyor, işverene birçok yükümlülük getiriyor ve ağır cezai yaptırımlar öngörüyordu. Kanunla ilgili 23 Nisan 2015 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan değişikliklerin de, duyarlılığı artıracağına inanıyoruz” dedi.
Karabulut, İş Sağlığı ve Güvenliği açısından örnek bir uygulamada olması gerekenleri şöyle sıraladı: “İşyerinde İş Güvenliği Uzmanları ve İş Yeri Hekimleri bulunmalı. İşyerinde sağlıklı ve güvenli çalışma ortamları oluşturulmalı. İşyerlerinde risk değerlendirmesi yapılmış ve güncelleniyor olmalı.
Çalışanlar işe başlamadan önce sağlık taramasından geçmeli. Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan çatı işlerinde çalışacaklar yaptıkları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu almalı.
İşyerleri acil durumlara karşı hazırlıklı olmalı, acil durum planı hazırlanmalı. Çalışan alanlarda kişisel koruma ve toplu koruma emniyet tedbirleri alınmalı. Çalışanların işlerine uygun emniyet donanımları bulunmalı.”