Sinema TV Sendikası, Sinema, dizi ve reklam sektöründe çalışan görüntü yönetmeni, reji asistanı, ışık şefi, yapım amiri, kamera asistanı, kostüm tasarımcısı gibi hemen hemen her departmandan çalışanların ortak çalışması ve farklı departmanlardan (set amiri, dit gibi) çalışanların desteğiyle Ocak 2015’te kuruldu. DirenEmek, Sinema Televizyon Sendikası’ndan Engin Özkaya ile sektörün çok bileşenli yapısını, sorunları ve örgütlenme anlayışlarını konuştu.
-Sinema TV Sendikası, hiçbir ayrım gözetmeden sektördeki tüm çalışanların haklarını gözetmek iddiasıyla ve sektörün her alanında çalışanların desteğiyle kuruldu. Sendikanın kuruluş sürecini ve sektörde yer alan diğer sendikalardan hedef, kapsam ve yöntem olarak farklılığını anlatır mısınız?
Örgütlenme anlamında ilk resmi adımlar 2013 yılında atıldı. 2013 yılından önce de aslında çeşitli örgütlenmeler söz konusuydu fakat bir organizasyonel yapı oluşmamıştı. Sektördeki çalışma koşullarını düzeltmek ve haklarımızı korumak adına reklam bünyesinde çalışan kamera arkası ekipleri 2013 yazında ilk adımı attı. Eş zamanlı olarak yapımcılarında talebiyle ortak toplantılar düzenlenmeye başlandı.Yapılan toplantılar sonucunda Kasım 2013’de Set ve ışık ekipleriyle birlikte hareket eden Kamera Asistanları, Yönetmen Yardımcıları, Görüntü Yönetmenleri, Prodüksiyon Çalışanları ve Kostüm Sorumluları kendi alanlarına ait derneklerini oluşturdular. İlerleyen süreçteki kamera arkası çalışanları, yapımcılarla ortak toplantılar düzenledi. Bu toplantılar sonucunda reklam kapsamında uygulanan çalışma koşulları ve saatlerinde dikkate değer iyileştirmeler yapıldı. Birlikte yürüyerek elde edilen bu kazanımların hem sürdürebilir olması hem de sektörün geneline yayılarak tüm çalışanlar için uygulanmaya başlanması hedefi sendikamızın temellerini atmış oldu. Sürece katkıda bulunan tüm ekiplerin desteği ile 2 Ocak 2015’te Sinema ve Televizyon Sendikası’nın resmi kurulumu gerçekleşti. Sendikayı kurmamızdaki en önemli hedef aslında kapsayıcı bir örgüt olmaktır. Elde edilen kazanımların ve bu kazanımların geliştirilmesi sürecinde tüm sektör çalışanlarını temsil etmek öncelikli hedefimizdi. Sendikamız var olan sorunları çözmeye çalışırken bir taraftan da sektöre profesyonel bir ekip kazandırmayı hedefliyor. Profesyonel ekipten kastımız tamamen sendika bünyesinde çalışan kişileri kapsıyor. Sendikamızın sürdürülebilir olması için ve sektörümüze özel sorunlara çözüm üretebilmek için sendika bünyesinde çalışan uzman kişileri arttırmak, gerekirse bu kişileri eğitmek gibi bir hedefimiz var. Çünkü sektörümüzün sorunlarına hakim olan uzman çalışan sayısı çok az.
-Sinema, dizi, reklam, TV programcılığı, klip, belgesel, vb. yapımlarda, yapım öncesi ve sonrası sektörde çalışan tüm kamera arkası işçilerinin de hakları için de mücadele hedefi var. Tüm çalışanların farklı sorunlarını uyumlulaştırmak ve hak mücadelesinde ortaklaştırmak büyük bir hedef. Size kolaylıklar dileyelim. Sinema TV Sendikası bu büyük hedefin üstesinden gelmek için nasıl bir yol izliyor/izleyecek?
Sektörümüz kendi içinde bir çok bileşenden oluşuyor. Her alanın kendince farklı ve özel sorunları var. Her alana özgü ayrı ayrı çalışma grupları oluşturarak bu sorunların üstesinden gelmeyi hedefliyoruz. En önemli politikalarımızdan biri üyeleri çalıştırmak! Aslında sendika böyle bir şeydir; bizler üyelerimiz için kendi alanlarına yönelik sorunların tartışabileceği, çözüm üretebileceği, uzmanlar tarafından danışmanlık hizmeti verilebilen bir sendika kurduk. Yani bu sendikadaki üyeler, Yönetim Kurulunu çalıştıracak! Eğer bu konuda hedefimize ulaşabilirsek gerçekten tabandan örgütlenmeyi somut olarak gerçekleştirmiş olacağız.
-Sinema TV Sendikası tüm kamera arkası işçilerinin eşitliğine, eşit temsiliyet ve söz hakkına vurgu yapıyor. Demokratik bir sendikal yapı ve işleyişi nasıl kuruyor ve sürdürüyorsunuz?
Bu demokratik yapıyı sağlamak ve bu yapının sürdürülebilir olması için herkesin temsil edildiği çeşitli çalışma gruplarıÇalışma gruplarımız var. Bu gruplar her zaman artabilir ve günümüz koşullarına göre şekil değiştirebilir bir yapıya sahipler. En önemli özelliğimiz de Yönetim Kurulumuzun var olan çalışma gruplarının yaptığı çalışmalar konusunda hamle yapacak olmasıdır. Yani sendikamızın stratejisi, üyelerin çalışmaları sonucunda elde ettiği veriler doğrultusunda belirlenecek.
-Sektörde çalışanların sağlığı ve iş güvenliği sorunları kamuoyunca çok bilinmiyor. Sektördeki örgütlerin çabaları ile setler az tehlikeli kategorisinden çok tehlikeliye yükseltildi. Bunun için bir de risk değerlendirme rehberi hazırlandı. Çocuk oyunculara dair düzenlemeler yapıldı. Sinema TV Sendikası seti işyeri olarak görüyor. Setlerde işçi sağlığı ve iş güvenliği politika hedeflerinizi açar mısınız?
Setlerde İşçi Sağlığı Güvenliği ve Çocuk Oyuncular Kampanyası Oyuncular Sendikası tarafından başlatıldı. Bu kampanyalarla ilgili çok güzel gelişmeler oldu. Sinema Tv sendikasını kurmadan önce de zaten Oyuncular Sendikası’nın yaptığı çalışmalara dahil olmuştuk. Sendikayı kurduktan sonra da bir çok çalışmayı birlikte yürütme kararı aldık. Şimdi var olan çalışmaları ve elde edilmiş kazanımları daha da geliştirebilmek için birlikte hareket ediyoruz. İşçi Sağlığı ve Güvenliği kampanyası öncelikli hedeflerimizden biri çünkü can güvenliği telafisi mümkün olmayan bir konu. Bu konudaki çalışmalarımız artık yapımcılarla da bir araya gelerek devam edecek. Yapılması gereken en önemli işler; öncelikle setlere dair risk analizi yapmak ve işleyişe hakim olan iş güvenliği uzmanlarını sektörümüze kazandırmak olacak.
-Çalışma saatlerinin ve TV dizilerinin sürelerinin uzunluğu çalışanlar için önemli bir sorun. Bu konuda hukuksal bir mücadele yürütecek misiniz?
Aslında çalışma saatleri için hukuki mücadele verecek olmamız asıl sorundur. Çünkü bizler işçiyiz, dolayısıyla İş Kanuna tabi çalışanlarız. İş Kanunu’nda da bir işçinin nasıl çalıştırılması gerektiği açıkça yazıyor. Ancak bizim sektörümüz diğer mesleklere göre biraz farklı. Çünkü bizler 09:00-17:00 çalışan insanlar değiliz, sektörümüzün özelliği de buna müsait değil. Fakat iş kanunumuz açıkça her türlü ihtiyacı karşılıyor, sadece bunu sektörümüz için doğru yorumlamak lazım. Bizim asıl sıkıntımız ilgili devlet kurumlarının sektörün işleyişine hakim olmaması. O kadar karmaşık bir yapıya ve işleyişe sahibiz ki kimse işin içinden çıkamıyor. Dolayısıyla bu sektörün ayrıca ele alınarak, hatta sektöre ait bir yasa veya yönetmelik çıkarılarak bir denetim sistemi oluşturulması gerekiyor. Bunun en önemli somut kaynağı ise sektörümüzün hala denetlenemiyor oluşudur! Devlet ve sektör arasında bu ilişkiyi kurabilirsek çoğu sorunu aşabiliriz.
-Sektörde çalışanların sorunlarının toplumsallaşması için bilinç yükseltme –kısa filmler, tanıtımlar, rehberler, yayınlar vs.- çalışmaları düşünüyor musunuz?
Elbette! Bu durum zaten tüzüğümüzde de açıkça yazıyor. Sektörümüze dair çok yanlış algılar var. Mesela çok para kazanıyoruz algısı fazlaca yaygındır! Aslında durum öyle değil, diğer sektörlerde de olduğu gibi bizde de para kazanan var, hakkı olan parayı alamayan var, hatta parasını alamayan işçiler var. Ancak çoğunlukla bu sektörde “çok para kazanıyorlar” algısı mevcut. Halbuki her sektörün “çok para” kazananı vardır. Fakat bizde bu durum fazlaca genele vuruluyor. Bir diğer algı ise “eğlence sektörü” olarak değerlendiriliyor oluşumuz. Her mesleğin kendine has sıkıntıları ve zorlukları vardır. Çok eğlenceli ve risksiz bir sektör olarak görünüyoruz, halbuki bizim işyerlerimizde de iş kazaları oluyor, hatta bazıları maalesef ölümlerle sonuçlanıyor. Hiçbir şey göründüğü gibi değil! Çalışmalarımızdan biri de insanlara bunu anlatmak olacak!
-Sinema TV izleyici kitlesi, ekranları başında, salonlarda ya da diğer yollarla izledikleri sanatsal, dokümanter, dizi-film vb. ürünlerin zihinsel ve emek yoğun serüveninin farkına vardıkça sendikaların taleplerine duyarlılığının artmasını mümkün görüyor musunuz? Örneğin izleyicilerin de desteklediği bir dizi seti eylemi-grevi müthiş olurdu..
Kesinlikle harika olurdu :) Ancak işe öncelikle kendi meslektaşlarımızdan başlamalıyız, hakkını bilen ve özellikle hakkını arayan sektör çalışanları yaratmak bizim kuruluş amacımız. Zaten bu bilinci yerleştirebilirsek kamuoyuna hep birlikte aslında nasıl bir sektör olduğumuzu ve kamera arkasında verilen emeği ve o zor süreçleri anlatabiliriz. Şunu unutmamak lazım; bu sektörde de hakkını alamayan insanlar var, bu sektörde de iş kazası var, bu sektörde de 32 saat aralıksız çalışan emekçiler var…. Bizler “eğlence sektörü” gibi çok küçük bir kalıba sokulamayacak kadar ciddi bir sektörde çalışan ve bir çok mesleğe göre farklı özellikler taşıyan İŞÇİLERİZ!