Ermenek’in sessiz çığlığını duyun – Meçhul Madenci

Burası Karaman Ermenek. 28 Ekim 2014’teki iş cinayetinde 18 maden işçisinin öldüğü kasaba.

Babamızın ayağındaki yırtık kara lastik üzerine çokça konuştunuz, iş cinayetleri üzerine, hesap sormak üzerine… İçli aforizmalar, yaratıcı caps’ler…

16 Haziran’da, dava günü geldiğinde pek yalnızdık ama şaşırmadık. Malum gündem yoğun, önünde şov yapacak kameramız az, PR’ımız düşük. Yırtık kara lastikle dolaşanları uzun süre sevmek zordur.

Burası Karaman Ermenek, burada hakkımızı arayacak sendika yok.

Giriyoruz google’a, “sendika” yazıyoruz. İlk çıkan site: sendika.org. Sendika budur heralde diye giriyor, telefon numarasına bakıp, arıyoruz.

İlkin 1 Mayıs 2015 gecesi aradım. Haklarımızı koruyacak ve savunacak bir sendikaya üye olmak istediğimi söyledim.

“Burası sendika değil, haberinizi yaparız, maden işçileri sendikalarının telefonunu verebiliriz” dediler.

Anlattım: “Torba yasa nedeniyle 2 bin liranın üzerine çıktı maaşımız. Patron önce yemeği kesti, sonra servis parasını kesti. Biz madene kilometrelerce uzak köylerden geliyoruz. Önceden 200 lira servis parası veriyordu. Şimdi de ‘Maaşınız arttı, ben kömür satamıyorum’ diye maaşımızın 500 lirasını elden geri istiyor. ‘Geri vermezseniz ocağı kapatacağım’ diyerek bizi tehdit ediyor. Bu ay sonunda 500 lirayı geri vermezsek bizi işten atacak. Ermenek’te işsizlik arttı. Diğer ocaklar açık olsa patron 500 liramızı geri alamaz. Gider başka ocakta çalışırız. 3 tane ocak açık, çalışmak zorundayız.”

Haberimizi yaptılar, bir iki sendikanın telefon numarasını verdiler. Aradık işçi sendikasını, “Oraya gelemeyiz ama müfettişe haber vereceğiz” dediler.

Burası Karaman Ermenek, bir buçuk ay oldu, gelen giden yok.

Burası Karaman Ermenek, burada hak hukuk yok.

Patron çavuşları üstümüze salıyor, maaş yatıracağım ama “500 lirayı geri vereceksiniz” diyor. Güya yasa maaşımızı iki katına çıkardı. Servislerimiz 200-300 lira. Patron yemeği de kesip, 500 lirayı geri alıp yine eskisine getiriyor. 500’ü geri verirsek yemek verecekmiş, tadı yok, verdiği yemek de bir şeye benzemiyor.

Burası Karaman Ermenek, dün yine Sendika’yı aradım. Sendika dedimse, internet sitesini. Bu dördüncü arayışım. Normal saatte aramam, ya çok erken ya çok geç, ayağında yırtık kara lastikle dolaşan adamın sesi nasıl çıkarsa o sesle; emek vermiş, yaşadıkları zoruna gitmiş, korkuyla cesaret arasında dolanan, tehlikeli bir garibanın sesiyle konuşurum.

Adımı sordular dört kere de vermedim, numaramı sordular, vermedim. Derdimi anlattım, “haber yapacaksınız değil mi” dedim.

Burası Karaman Ermenek, bir sene önce bizimle çalışan 18 madenci artık yok, bizim patrona diklenecek kadar iş seçeneğimiz yok, davamıza sahip çıkan pek yok, sendika yok, rahat yok, hak yok, hukuk yok, 500’ü istemeseler öyle çok bir şey istediğimiz de yok.

Burası Karaman Ermenek, şimdilik sessiz çığlığımızı duysanız yeter.