Milas-Güllük/ Akfen Terfi İstasyonu Ceza Davası 2. duruşması görüldü

Basın Kuruluşlarının ve Kamuoyunun Dikkatine

Öncelikle, iş cinayetlerinde hayatlarını kaybeden işçi kardeşlerimize rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Ve biz biliyoruz ki, Güllük’te 7 canımızı kaybetmemizin de, Soma’daki 301 işçi kardeşimizin ve Mecidiyeköy’deki 10 işçi kardeşimizin ve diğer iş cinayetlerinde işçilerin hayatlarını kaybetmesinin nedeni de aynıdır.

Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde davamızın bugün 2. duruşması görüldü.

Mahkeme tarafından, talimatla ifadesine başvurulan çeşitli sanıkların Ankara-İstanbul ve İzmir’de yapılan ifade verme duruşmalarına iştirak ettik. Gördük aymazlığı ve ihmali. Bu duruşmada, şirketin yabancı ortaklarını ve genel müdürünü, tanıkları dinleyecektik. Yabancı 2 ortak duruşmaya gelmedi. Genel Müdür olarak görevi yapan kişinin de yapılan işten anlamadığını, 3 ya da 4 ayda bir geldiğini ve terfi istasyonuna dair bir tecrübesi olmadığını öğrendik. Duruşma 28 Kasım 2014’e bırakıldı.

Hakkında soruşturma izni verilen, Güllük Belediyesi yetkilileri ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz ettiğimiz Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı-İş Teftiş Kurulu Başkanlığı hakkındaki itirazımız mahkemece uygun bulundu.

Tam 1,5 yıl önce 17.06.2013 tarihinde, Güllük Belediyesi’ne ait, AKFEN şirketi tarafından işletilen atıksu terfi istasyonunda, yapılmayan gaz ölçümleri ve esirgenen 50 TL’lik gaz maskeleri nedeniyle 7 canımızı kaybettik. Bütün sorumluların yargılandığı adil ve etkin bir yargılanmanın gerçekleşmesi için çabalıyoruz. Bizler 16.09.2013 tarihli suç duyurusu dilekçemizde, 7 canımızın hayatını kaybetmesine neden olan bu iş cinayetinde, şirket yönetim kurulu üyeleri ve yetkilileri, bu işyerlerinin denetiminden sorumlu olan bütün kurum ve kişiler birinci derecede sorumludur demiştik.

“İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği” uyarınca “Çok Tehlikeli İşler” sınıfına giren “Arıtma Tesisi” kategorisinde ticari faaliyet gösteren işveren AKFEN Güllük Çevre ve Su Yatırım Yapım ve İşletme AŞ’nin işletmeciliğini yaptığı 4 no’lu Atık Su Arıtma Terfi Tesisi’nde, iş cinayetinin meydana geldiği 17.06.2013 tarihine kadar olan çalışma koşulları, 7 canımızın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan bu olayın tehlikeliliğe işaret etmektedir. Buna rağmen işveren, yasal mevzuatımızda ifade edilen “iş ve işçi güvenliği ve sağlığı hükümleri” gereği olan iş güvenliği önlemlerini “ticari faaliyetinin başından beri almamış” ve “ölümlerin meydana gelmesine sebebiyet vermiş”, diğer şüpheliler ise “yasal yükümlülüklerini yerine getirmekten” ve “görevlerini ifa etmekten” kaçınarak sorumluluğa ortak olmuşlardır.16.09.2013 tarihli suç duyurusu dilekçemizde belirtmiş olduğumuz gibi,

İşveren AKFEN Güllük Çevre ve Su Yatırım Yapım ve İşletme AŞ Yönetim Kurulu Başkan ve üyeleri, Genel Müdürleri sorumludur. Çünkü, yasaların kendilerine yüklemiş olduğu, işçi sağlığı ve iş güvenliği yönünden hiçbir tedbiri almamışlardır. 50TL’lik gaz maskesini ve 700 TL’lik gaz ölçüm cihazını esirgemişlerdir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı - İş Teftiş Kurulu Başkanlığı sorumludur. Çünkü, tehlikeli işyeri olmasına ve uzun zamandır faaliyet göstermesine rağmen hiçbir denetim faaliyetinde bulunmamışlardır.
İller Bankası AŞ yetkilileri sorumludurlar. Çünkü, terfi istasyonu binası havalandırma yapısı sağlanmadan inşa edildiği bilirkişi raporlarında ortaya konmaktadır.
Av. Yasemin Dinler - Fatma Kılıç - Osman Özdemir sorumludurlar. Çünkü, Akfen çalışanları olarak, olay sonrasında olay yerindeki dosyaları ve bilgisayarı kaçırmışlardır. Daha sonra Cumhuriyet Savcılığı’na teslim etmiş olsalar dahi, delilleri karartma teşebbüsünde bulunmuşlardır.
Güllük Belediye Başkanlığı sorumludur. Çünkü, işletme ruhsatı verilmeden söz konusu işletmenin aslen kendisine ait olduğu gerçeğini de dikkate alarak, denetim faaliyetlerinde bulunmamışlardır.
“Eksiksiz, bütün sorumlular yargılanmalı!” isteğimiz doğrultusunda adalet mücadelemize devam ediyoruz. Bugün buradayız, her duruşmada Muğla Adliyesi’nde olacağız.

Ve diğer Adalet Arayan İşçi Aileleri ile birlikte her ayın ilk Pazar günü Galatasaray meydanında VİCDAN ve ADALET Nöbeti’ndeyiz. ÇÜNKÜ,

Hâkimler- Savcılar ve Bilirkişiler, her iş cinayetini “kamu düzenine dair bir suç” olarak görmedikçe, Adil-Vicdanlı ve Cesur olmadıkça,

Adil ve bütün sorumluların yargılanması hususunda hükümet edenler etkili tutum almadıkça, kamusal denetim mekanizmaları etkili olarak yerine getirilmedikçe, işverenlerin işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri almasında caydırıcılık artırılmadıkça,

Sendikalar ve emekten/emekçiden yanayım diyen partiler-organizasyonlar görevlerini yapmadıkça…

İş cinayetleri sürmeye devam edecektir. Böyle olmasın diye mücadelemize devam edeceğiz. Bizler, aileler olarak bir araya gelerek sürdürdüğümüz adalet mücadelesinde, bizlerle dayanışma gösteren bütün kişi ve kurumlara teşekkür ediyoruz. Gözünüz, kulağınız, varlığınız, vicdanınız bizimle olsun.

Ve yetkililere sesleniyoruz,

28 Nisan diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri ANMA ve YAS Günü ilan edilmelidir.
Güllük’te hayatını kaybedenler anısına bu bölgede bir park yapılmalıdır. İş cinayeti lanetinin unutulmamasının bir işareti ve kaybettiklerimizin anısına saygımızı temsilen bir anıt dikilmelidir.
 

Saygılarımızla

Kaza Değil, Cinayet!

İş cinayetleri ve katliamlarını unutturmayacağız!

GÜLLÜK’Ü UNUTMADIK UNUTTURMAYACAĞIZ!..

Bütün Sorumluların Yargılansın. ADALET İSTİYORUZ!..

GÜLLÜK / Akfen Terfi İstasyonunda HAYATINI KAYBEDENLERİN ADALET ARAYAN İŞÇİ AİLELERİ