Sağlık Müdürlükleri Hafiyelik Değil Esas İşini Yapsın

İşi gücü bırakıp, Gezi Parkı olayları sürecinde acil ilkyardım ihtiyacı duyan yurttaşların kullanımına sunulmuş olan ilaç ve tıbbi malzemelerin peşine düşen yetkililere sesleniyoruz:

Sağlık Bakanlığı ve Sağlık Müdürlükleri HAFİYELİĞİ BIRAKIP yurttaşlarına ayrımsız sağlık hizmeti sunmaya yoğunlaşmalıdır

Ülkemizde milyonlarca yurttaşın demokratik hakkı olan gösteri yapma ve taleplerini iletme çabası binlerce yurttaşımızın polis şiddeti ile yaralanmasına, 5 yurttaşımızın hayatını kaybetmesine yol açtı. Gezi Parkı süreci olarak tanımlanan ancak İçişleri Bakanlığı’nın resmi açıklaması ile 78 il’de 2.5 milyon yurttaşımızın katılım gösterdiği bu gösteriler boyunca yaşanan sağlık skandalı hiçbir demokratik ülkeye yakışmayacak boyutta oldu (Yazımız ekinde linkini verdiğimiz TTB raporu durumun vahametini bir kez daha gözler önüne serecektir).  Kendi yurttaşları arasında ayrım yapan Bakanlık, bu ülkede yaşayan, vergi veren, havasını soluyan milyonlarca insanı, sanki düşman ya da rakipmiş gibi görerek sağlık hizmetine erişim konusunda sıkıntı yaşattı. Neredeyse tüm dünyanın gördüğü afet durumu tablosunu Sağlık Bakanlığı görmedi, görmek istemedi ya da görmekten çekindi. Ağır kafa travmalarından kırıklara, astım krizlerinden kalp krizlerine, damar kesilerinden gaz yanıklarına kadar çok boyutlu yaralanmalara maruz kalan binlerce yurttaş kendi başının çaresine bakmak zorunda kaldı.  Ciddi bir afet tablosu haline gelen gösteriler boyunca Sağlık Bakanlığı hiçbir sorumluluk üstlenmedi; üstlenmediği gibi ne ambulans sayısını arttırdı ne de hastane acillerine takviye yaptı. Hastanelere erişim zorluğu yaşayanları ise sokaklarda kaderi ile baş başa bırakırken konsantrasyonunu hastanelere gelenlerin polise rapor edilmesine ve kendisine rağmen halka acil sağlık yardımı yapan gönüllü hekimlere ve Tabip Odalarına gözdağı vermeye ayırdı. 

Şimdi görüyoruz ki, aynı Sağlık Bakanlığı ve İstanbul Sağlık Müdürlüğü yaşanan bu sağlık skandalı konusunda özeleştiri vermek yerine hafiyeliğe soyunmuş. Sokaklarda, Gezi Parkı’nda bütünüyle acil ihtiyaç duyan yurttaşların kullanımına sunulmuş olan ilaç ve tıbbi malzemelerin izini sürüyor. Büyük bir buluş gibi, polis tarafından el konulan ilaç ve malzemelerin bir kısmının kamu hastaneleri envanterinden alınmış olduğunu ifşa ediyor. Bununla da Gezi Parkı göstericilerini ve onlara acil sağlık yardımı sunan hekimleri zor durumda bırakacağını, itibarsızlaştıracağını düşünüyor.

Açıklıkla ifade ediyoruz ki Sağlık Müdürlüğü 3 aydır hekimliğe yakışmayan etik dışı tutumunu sürdürmektedir. Bu açıklamaları yapan yetkililere bir kez daha “mal müdürü” ve “depo bekçisi” değil hekim olduklarını; hekimliğin ve sağlık hizmetinin önceliğinin hasta yararı olduğunu hatırlatırız. Kamu hastaneleri de, bu hastanelerdeki “devlet malı” ilaç ve tıbbi malzemeler de yurttaşların vergilerinden sağlanmakta ve yine yurttaşların sağlık hizmetine sunulmak üzere alınmaktadır. Eğer yurttaşlar hastanelere erişmekte zorluk yaşıyorsa, aynı ilaca ve tıbbi malzemeye sokakta, parkta acil olarak ihtiyaç duyuyorsa aynı ilacın hastanede mi, parkta mı kullanıldığının bir önemi yoktur.

Tartışılan konuda en önemli unsur suistimal olup olmadığıdır. Kamu hastaneleri envanterine ait ilaç ve tıbbi malzeme üzerinden ticari rant, kar ya da başka çıkar elde edilip edilmediğidir. Bunları satanlar, paraya çevirenler varsa bunlar hakkında tüm hukuki işlemler yapılmalı, en ağır cezaya çarptırılmalıdır. Aralarında hekim varsa bize bilgi verilerek mesleki etik değerler yönünden Onur Kurulumuz tarafından soruşturulmalıdır. Ancak böyle bir durum yoksa Sağlık Bakanlığı kimin malını kimden koruduğunu açıklamak zorundadır.

Son olarak yinelemek isteriz ki, sadece kamu hastanelerindeki değil, kamu- özel yeryüzündeki tüm ilaçlar ve tıbbi malzemeler o an için acil ihtiyacı olan insanlar içindir. Acil hasta için kullanıldığı sürece işlem meşrudur. Bunun dışındaki yaklaşımın, ‘fatura, envanter, ciro, kar, sermaye, müşteri’ girdabında boğulmuş tüccar siyasetin kirli yüzünden başka bir şey ifade etmeyeceği insanlık tarihi boyunca sayısız örnekte sınanmıştır.  

Kamuoyuna saygılarımızla,


TTB/Göstericilerin Sağlık Durumu raporuna aşağıdaki bağlantı adresinden ulaşabilirsiniz:
http://www.ttb.org.tr/index.php/Haberler/veri-3944.html