AKP'nin Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Yasa Tasarısı, tartışmalara ve eleştirilere karşın komisyonlardan geçirilirken, özellikle Doğu Karadeniz'deki halkın HES'lere karşı mücadelesi sürüyor. Solaklı Vadisi'nin ardından Rize'nin Salarha Vadisi Andon (Küçükçayır) Köyü'nde içme suyu tesisleri üzerinde yapılmak istenen HES projesine karşı köylüler direnişte.
Köylerde jandarma ablukası
11 Haziran'da iş makinelerinin kolluk kuvvetleri eşliğinde HES yapılmak istenen bölgelere girmesine karşı köylüler, iş makinelerinin önünde insan barikatı kurdu. Köylülerin tepkisine karşı jandarma ise saldırmak yerine bölgeye asayiş timinin aktarılması yolunu seçti. Rize Merkez Jandarma Komutanlığı'nın Çaykent, İyidere, Derepazarı, Güneysu jandarma komutanlıklarından destekli 7 asayiş timi, bölgede arama yapmaya ve suç unsuru bulunması durumunda el konulması çalışmaları yaptı.
Jandarma, köylüleri baskı altına almak amacıyla Çağırankaya Yaylası'ndan Andon Köyü'ne giden yollar ile Salarha Vadisi'nin çevresinde de kontrol noktaları oluşturdu ve kimlik kontrolleri yaptı.
Yurttaş Kazım, mahkeme kararının Rizesu Yap-İş Birliği'nin yanıltmaları sonucunda çıktığını belirtti.Rize 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin jandarmaların bölgedeki faaliyetlerine izin veren kararına köylüler ise tepki gösterdi. Kamuoyunda Yurttaş Kazım olarak bilinen Kazım Delal, İçme suyu tesislerinden ek su alınabilmesi için Devlet Su İşleri'nin onayının gerektiğini, ancak bu onayın alınmadığını ifade eden Delal, "Burada asıl yapılmak istenen Rize’nin içme suyu üzerinde yapılmak istenen HES projesine zemin hazırlamaktır" dedi.
Delal, içme suyunun HES'ler için kullanılması amacıyla yapılan çalışmalar ve köylülere yönelik tehditler karşında, çalışmaların yürütmesinin durdurulması ve iptali amacıyla dava açacaklarını açıkladı. Delal, “Bunlar artık ne kanun, ne mahkeme, ne de hukuk tanıyorlar. Hadi bizim tepkilerimizi ve isteklerimizi bir yana bıraktık, bilimi de, aklı da yok sayıyorlar. Sanki her şey onların dediği gibi olacak, su anların istediği gibi akacak, güneş öyle doğacak, yağmur da öyle istedikleri gibi yağacak! Var mı böyle bir düzen!" dedi.
Fadime Teyze, yaşlarının kemale erdiğini, bu yaştan sonra ellerinde kalan yaşam alanları için mücadele edeceklerini söyledi.HES projelerine izin vermeyeceklerini söyleyen 80 yaşındaki Fadime Esir ise bundan sonra kaybedecek bir şeyleri kalmadığını, sularının, çaylarının, ormanlarının tehdit altında olduğunu belirtti. Fadime Teyze isyanını şu sözlerle dile getirdi: "Bunlar gelmiş şimdi HES yapacaklarmış. Bizim kimseye verecek bir damla suyumuz yok. İçmek isterlerse gelsin içsinler. İçme suyuna HES mi olur?"
Jandarmanın kendilerini HES'lerden koruması gerektiğinin de altını çizen Esir, "Gerekirse gece gündüz derelerimizde yatarız, kazmamızla, oraklarımızla buraları bekleriz. Kimsenin ne topu ne de tüfeği bize geçmez. Bu devlet bizim devletimiz, biz de bu vatanın evlatlarıyız. Bizim evlatlarımız jandarma, asker bizi bunlardan koruyacağına dikilmiş bizim karşımızda duruyorlar, onları bizden koruyorlar. Onlar geldikleri gibi çekip gitsinler! Hiçbir şeylerini istemiyoruz. Bizi rahat bıraksınlar” diyerek tepkisini sürdürdü.
Sendika.Org






